Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
DiyetRSSYorum RSS

Diyet haplarıyla riskli zayıflık 

Diyet haplarıyla riskli zayıflık

Şişmanlar, dünyanın 'yeni siyahlar'ı sanki! Ama bu baskıya rağmen zayıflamak kolay iş değil. Sağlıklı kilo verebilmek için öncelikle cesaret ve irade gerekiyor. Bunların olmadığı noktada ise çare diyet haplarında aranıyor. Özellikle raflarda giderek artan sayıda tok tutucu, metabolizma hızlandırıcı besin takviyesi yerini alırken, ne kadarı yararlı ne kadarı zararlı sorusu da beraberinde geliyor.

Farkında mısınız, şu sıralar "herkes şişman!" Sanki uzaylılar gelip (!) herkesin gözlerine lunaparktaki dev aynasından yerleştirdi! Ben buna başka türlü "anlamlı" bir açıklama bulamıyorum çünkü. Neredeyse 36 beden olanlar "şişman" kabul edilirken, 40 ve üstü beden giyinenler sanki yüzüne bakılacak insan değil! Tüm dünya bir diyet çılgınlığı yaşarken, artık kemikleri sayılan yepyeni bedenler ortada dolaşıyor! Genç kızlar sıfır beden kıyafetlerin içine girebilme peşinde. Sonuç olarak, herkesin kendini şişman olarak gördüğü bir dönemde yaşıyoruz. O kadar ki bu kış sezonu için tasarımcılar, sıfır beden kadınlardaki artıştan ilham alarak aşırı hacimli, yumurta modelli, kadını kalçalı gibi gösteren (!) kıyafetler tasarladılar. Balon gibi elbiseler ve çırpı bacaklar pek 'in' anlayacağınız... Zayıflığı kafasına takanların yapmayacakları şey yok! Kimi yemiyor, kimi yediklerini kusuyor; yeme isteğini tutamadığını söyleyenlerin kaçış noktası ise tokluk hissi veren besin takviyeleri. Dost sohbetlerinde, diyetisyen isimleriyle birlikte Avrupa'dan yeni gelen diyet hapları konuların başını çekiyor. Hele bir eczaneye girip raflara bakmayagörün, zayflamaya yarayan içecekler, suya karıştırılan toz halinde besin takviyeleri, su atıcı haplar, tok tutan diğerleri...
Aslında obezite tedavisinde kullanılan yağ atıcı ya da tok tutucu ilaçlar da eczanelerde reçetesiz satılıyor, onları deneyenlerimizin sayısı da azımsanacak gibi değil. Ancak şimdilerde asıl artış besin takviyesi olarak adlandırılan ve ilaç olarak kabul edilmeyen ürünlerde.
Beslenme Destekleyicileri Derneği'nin (BesDesDer) yaptığı açıklamaya göre, diyet veya kilo kontrolüne yönelik ürünler 3 farkl? s?n?fta inceleniyor. Metabolizma yükseltmeyi hedefleyen ürünler, egzersiz yard?mc?lar? ve diyet yard?mc?lar?. Metabolizma yükseltici ürünler, vücudun yağ yakma kapasitesini ve harcad?ğ? kaloriyi yükseltmeyi amaçlıyor, egzersiz yard?mc?s? ürünler egzersiz s?ras?nda yak?lan yağ miktar?n? artt?rmaya yardımcı oluyor. Diyet yard?mc?lar? ise tokluk hissini artt?rarak açl?k ve atıştırma isteğini azaltmayı hedefliyor.
Bu tarz ürünler sektöründeki ani çeşitlilik son bir yılda gerçekleşti. Çünkü son bir yıldır ithalat izni Sağlık Bakanlığı yerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından veriliyor.
E çeşit bu kadar hızla artınca kafalar da karıştı haliyle... Hangisini, kim kullanmalı? "Bitkisel" ibaresi olunca güvenilir oluyor mu? Peki ya bu hapları/suları içip titreme, hiperaktivite, bayılma gibi sorunlar yaşayan çevremizdeki insanlar? Elbette bir diğer tarafta da gerçekten incelmeyi başaranlar var.

Sıfır beden çılgınlığı

Amerikan Diyetisyenler Derneği Türkiye Temsilcisi Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, yapılan araştırmalarda, ergenlik çağındaki sağlıklı erkeklerin üçte birinin, kızların ise yarısı kendilerini şişman bulduklarını söylüyor. "Bu nedenle özellikle ergenlerin, "kan şekerini ayarlar/tokluk hissi sağlar" gibi vaatlerde bulunan besin takviyelerini tükettiklerini belirtiyor.
Diyet yaparken zayıflama hapı/besin takviyesi kullanımı hakkında ne düşündüğünü bu kez diyetisyen Taylan Kümeli'ye soruyorum. "Bu ürünlerin kullanımı dünyada ve ülkemizde maalesef oldukça yaygın. Önceden, adı mucizevi(!) olan yöntemler kullanıp kilo vermiş, ama sonradan kilolarını fazlasıyla geri almış ve daha da önemlisi sağlık durumları kötüleşmiş (kan şekeri dengesizliği, böbrek fonksiyon bozukluğu, kas kaybı vb.) pek çok danışanımız bulunuyor. Bu tarz ürünlerin kullanımı gerekli değil. Çünkü kilo vermek çok zor değil. Bunu yapmak için pek çok yöntem bulunuyor. Önemli olan kilo vermekten çok 'sağlıklı kilo vermek' ve bunu 'korumak'tır" diye yanıtlıyor beni.
Peki ya söz konusu ürünler "bitkisel" ibaresi içeriyorsa, diye soracak oluyorum... "Bu ürünlerin özellikle satışını desteklemek için kullanılan 'bitkisel' ibaresi kullanılabilir olduğunu göstermez. Sağlığı tehlikeye atabilecek, kanunlarla üretimi ve satışı yasaklanmış, pek çok bitki bulunduğunu hatırlatmak isterim" oluyor yanıtı.

"Diyete uyumu kolaylaştırıyor"

Bitkisel besin desteği ürünleri satışa sunan ithalatçı Ayfer Denizoğlu ise "28 senelik eczacıyım, piyasaya doğru ve sağlıklı ürünler sunduğuma inanıyorum" diyor iddialı bir şekilde. Fransız Laboratoire Physcience ürünlerini Türkiye'ye getiren Bizim Eczane'nin sahibi olan Denizoğlu, neden böyle bir işe girdiğini şöyle anlatıyor: "Yıllardır bitkisel ürünler ve onlardan ilaç elde edilmesi konularıyla ilgiliyim. Masanın iki tarafında da olmak durumundayım eczacı ve ithalatçı olarak. İnsanların besin desteği ürünlere ilgisi çok fazla. Ürün seçiminde, tiroid bezini ve metabolizmayı hızlandıran ürünlerden olmamasına dikkat ettim. Çünkü birçok bitkisel ürünün arkasında kalp, hipertansiyon, tiroid, diyabet hastalarının kullanmasının sakıncalı olduğu yazar. Tabii ki en doğrusu diyetisyene giderek zayıflamak. Ama uzun süreli olarak diyete uyum sağlamak zor oluyor. Onun için ürünlerimiz, iştahı frenlemeye yardımcıdır. "
Peki Taylan Kümeli diyet programında ilaç veriyor mu?
"Obezite, yani şişmanlık tedavisi için geliştirilen (xenical veya reductil vb.) ilaç gruplarını biz vermiyoruz, fakat danışanımızın başvurduğu ya da beraber takip ettiğimiz doktor önerisiyle bu tip ilaçların kullanımı mevcutsa o takdirde de biz sadece danışanımızın beslenme programını takip ediyoruz" diye yanıtlıyor Kümeli.
Malum eczanelerin rafları çeşit çeşit besin takviyesiyle dolu. Kaç çeşit ürün var dersiniz? Bu soruyu, Türk Eczacılar Birliği Başkanı Mehmet Domaç, ellerinde diyet ürünleriyle ilgili ayrıntılı bir çalışma olmadığını belirtiyor. Ama görüşmemizin ardından bu konuda ayrıntılı bir çalışma yaptıracağını da sözlerine ekliyor.

Zayıflayan siz değil, cüzdanınız!

Dr. Muzaffer Kuşhan ise besin desteği adıyla piyasaya sunulan ürünlere çok karşı. "İncelmek düşünceyle başlar/açlık hissine son/48 saatte çözüm gibi sloganları olan ürünlerin içinde genellikle yeşil çay, siyah çay, zencefil, arpa, frenk üzümü, hindiba, yulaf özü var. Bana göre bunlar, davultozu minare gölgesi! Bunların zayıflatmada hiçbir etkisi yoktur! Şişmanın iki zaafı vardır: Yediklerinden vazgeçmek istemez ve tembeldir, hareketi sevmez. Bu uyanıklar, bunları kullanarak insanları kandırıyorlar. Bunların ne faydası ne zararı var. Besin desteği olarak ithal ediliyorlar ve sadece kiloluların cebini zayıflatıyorlar!"
Bu arada Dr.Kuşhan, Amerika'da yapılan bir araştırmayı referans göstererek, kilo vermek isteyenlerin yüzde 95'inin "aldatmaca" olarak nitendirdiği bu yöntemlere başvurduğunu da söylüyor. Ayrıca yan etkilerini gözeterek zayıflamada hiçbir ilacın yerinin olmadığını da ekliyor.
Şu anda bir diyet furyası var, diyen uzman diyetisyen Selahattin Dönmez ise Amerika'da özellikle alternatif tedavi kullanım sıklığının 1990'da yüzde 33 iken 1997'de yüzde 42.1'e çıktığı bilgisini veriyor. Diyet destekleyicilerini en fazla kullanan ülke ise Almanya. Halkın yüzde 50'si kullanıyormuş. "Amerikan Diyetisyenler Derneği diyet destekleyicilerin sağlıklı beslenme içinde yer almayacağı görüşünde. Bu konu, dünyanın her yerinde tartışma yaratıyor. Ben de katılıyorum" diyor Dönmez. Kendi tedavilerinde asla diyet destekleyicisi kullanmadığını sözlerine ekliyor ve ama bir noktada da "olabilir" diyor.
Bütün bunlar gerçekten aklımızı karıştırıyor. Bir yanda diyet ilaçlarının birini bırakıp diğerine başlayan, birbirine yeni ürün isimleri tavsiye eden arkadaşlar, eczanelerde izinli bir şekilde rafları dolduran ürünler; diğer yanda aman ha diyen doktorlor...
İşin uzmanlarına danışınca, bu tip zayıflamaya yardımcı ilaçlara el sürülmesin, dense de eczanelere ve mail kutuma her gün düşen 'yepyeni' 'mucizevi' 'inceltici' ürünler yorumu size bırakmamı söylüyor! n

İnce Görünmenin İncelikleri... 

İNCE GÖRÜNMENİN İNCELİKLERİ

“Bir iki kilonun lafı bile olmaz, ben hilelerimle onları yok ederim” dedirtecek harika

“Amaan bütün kış diyet yaptım, bari tatilde rahatça istediğimi yiyeyim” rehavetine kapılmış olabilirsiniz. Tamam kabul! Ama bir davete gideceğiniz sırada ya en beğendiğiniz kıyafetinizin içine sığamazsanız? Ya da kilolarınızla balık eti kıvamında yaşamaya bünyeniz alışsa da ruh sağlığınızı korumak için aynada kendinizi ince görmek istiyorsanız... Üstelik dergilerde fotoshop mucizesiyle “sıfır beden” kadınlar sinirinize de dokunurken! İnsanın böyle zamanlarda bir yerlerde düğmeye basıp “tıss” diye sönüp bir deri bir kemik kalası geliyor. Ama nerdee! Boşa kürek sallamayalım boş lakırdıyla. Gereksiz hayıflanmalar ve afaki hayaller yerine size cebinizde saklamalık pırlanta gibi önerilerimiz var.

Saç şeklinizden kıyafetinizdeki detaylara, bitki çayı kürlerinden makyajınıza kadar küçük hilelerle nasıl daha zayıf görünebileceğinizi derledik bu yazıda. Bu tavsiyelerle emin olun birkaç kilo daha zayıf görüneceksiniz! E hadi abartmamak kaydıyla, çıldırtan dondurmalar, meyveli alkollü kokteyller ve iştah kabartan barbekülerin tadına bakmak için izniniz var. En azından ince görünmenin incelikleriyle içiniz biraz rahat olsun!

İşte tepeden tırnağa zayıf görünme formülleri!

Saçların kesimine dikkat

  • Katlı kesilmiş saçlar, yanakları iki taraftan kısmen kapatarak toplu yüzlerin daha ince görünmesini sağlar.

  • Perçem şeklinde alına düşen kakül, yüzü boy olarak kısalttığı için daha toplu gözükmesine neden olur. Oysa ki kaküllerinizi iki yandan geriye doğru fönlediğinizde, yüzünüzü enlemesine dar ve ince gösterirsiniz.

  • Unutmayın ki saç ne kadar kabarıksa etrafını sardığı yüz o kadar küçük görünecektir. İyisi mi dolgunlaştırıcı şampuanları yazın banyonuzdan eksik etmeyin.

  • Saçta değişik renk tonlarının yaratacağı hareket, yüzlerin yuvarlaklığını, yanakların tombulluğunu kamufle edecektir. Tatile çıkmadan önce iyi bir kuaföre uğrayıp, saçınızın açık tonlarından hareketli dokunuşlar kazandırın.

    DİKKAT! Uzun uzun salınan saçlar havalı görünebilir ama unutmayın ki uzun saç ağır olacağı için kendini sönük bir şekilde aşağı bırakacaktır. Saçınızın hacimli durmasını sağlamak için, özellikle kesimi katsızsa, boynu omuz hizasından daha uzun tutmamalısınız.

    Makyajla hatlarınızı belirginleştirin
  • Koyu rengin ince gösterdiği gerçeğinin yüzünüz için de geçerli olduğunu unutmayın ve her şeyden önce teninizi bir şekilde brozlaştırın. Bu sıcak yaz günlerinde pek zor olmasa gerek!

  • İnce yüz demek kemikli yüz demektir. Dolayısıyla birkaç makyaj hilesiyle yüzün kemiklerini vurgulamak gerekiyor. Bunun için elmacık kemiklerinin alt kısmına koyu bir fondötenle gölge düşürebilirsiniz. Tam kemiklerin üzerine de açık renk bir allık uygulayıp iyice belirginleşmesini sağlayın.

  • Makyaj yapmadan yarım saat önce yüzünüze uygulayacağınız buz kopresi, yüzünüzdeki şişkinlikleri indirmeye yardımcı olacaktır.

    DİKKAT! Gözün içine çekilen siyah kalem gözleri küçük gösterdiği için yüzün geri kalan kısmını daha da ortaya çıkartır. Gözün etkisini artırmak için gözün içine beyaz renk uygulamalısınız.

    Duruşunuz 3 kilo fark ettiriyor
  • Her şeyden önce dik durmayı bedeninize öğretin. Başınızdan bir iple yukarı doğru çekildiğinizi hissedin ve yürüyüşünüze bu duyguyu adapte edin.

  • Karnınızı içeri çekip omuzlarınızı geride tutarak yürüyün. İnanın bu yeni yürüyüşün etkisi vereceğiniz üç kiloya bedel.

    DİKKAT! Fotoğraf çektirirken başınızı yukarı kaldırmak yerine aşağı doğru eğin. Yüzünüzün daha ince çıktığını göreceksiniz. Ayrıca kolları vücudunuza yapıştırarak daha tıknaz resim vereceğinizi unutmayın.

    Kalçalara etek kamuflajı
  • Kıyafet seçiminde dikkat etmeniz gereken ilk nokta güvendiğiniz yerinizi ön planda tutmaktır. İnce bacaklarınız varsa mini etek giyebilir, göğüs dekolteniz güzelse derin v yakalı üstler giyip dikkati oraya doğru çekebilirsiniz. Böylelikle kusurlu bölgeleriniz ister istemez göze batmayacaktır.

  • Geniş kalçaların gizli silahı eteklerdir. Kalkıp da mini etek giyin demiyoruz elbette ama uzun ya da diz hizasındaki etekler basenlerdeki fazlalıkları belirsizleştirip bilakis J.Lo. havasında seksi bir kalça görüntüsü yaratacaktır.

  • Basen problemi olup “yok ben pantolon rahatlığından vazgeçmem” diyorsanız da size uzun boru paça pantolonları tavsiye ediyoruz. Kalçayı sımsıkı saran pantolonlar yerine kalçanın şeklini ele vermeyen boru paçalar sizin için ideal olacaktır.

  • İri desenli, beyaz renk, jarse kumaş üst bölgesi kalın olanlar için gerçek birer düşman. Göbekli vücutlar koyu renk ve çok dar ve ince kumaşlı olmayan üstlerle kamufle edilmeli. Ama boyuna çizgili bir elbisenin sizi olduğunuzdandaha ince göstereceğinizden emin olabilirsiniz.

  • Yüksek belli pantolonlar göbekli vücutlarda göbeği daha da ortaya çıkartır. Düşük beller zaten göbeği kapatamaz bile. Bu durumda tercih etmeniz gereken ikisinin ortasında bir bel kesimi olacaktır. Bunu da pantolonun ağ dikişinden itibaren karışınızla ölçebilirsiniz. Ağdan belin bittiği yere kadar bir tam karış mesafesi varsa beli uygundur!

  • Etek olarak pilili değil kloş ya da dar etekleri seçmelisiniz. Pilili etekler olduğunuzdan kilolu gösterecektir.

  • Beliniz kalınsa kemerinizi belin çok az altında biraz da bol bir şekilde tutmanızda yarar var. Bu şekilde göbeğinizi kemerin üstünden ya da altından çıkartmak yerine tam altında gizleyecek şekilde kamufle etmiş olursunuz.

  • Dolgu topuklar çok moda olmasına rağmen tıknaz bir görüntüye neden oluyor. İnce topuklu ayakkabılar her zaman daha zarif ve ince bir duruşa sahip olmanızı sağlar.

    Acil çözüm

  • Bitkisel çayların bol miktarda tüketilmesi vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırır. Her gün bitki çayı karışımından en az 4 bardak için. Bitki çayı: Porselen demlik içerisinde 1 tatlı kaşığı adaçayı, 1 çay kaşığı biberiye, 2 adet funda yaprağı, 1 tutam ardıç tohumu, 1 tutam mısır püskülü, mersin yaprağı ve kiraz sapı, 2 poşet yeşil çay, 1 poşet elma çayı, çubuk tarçın, 3 adet kurutulmuş elma kabuğu, 2 adet tane karanfil 10 dakika sıcak suda demleyin. Süzün, 1 dilim limon ekleyip, şekersiz için. Bu tonik dışında; papatya, nane, mate, rezene, ısırgan, ekinezya, melisa, kara hindiba çayları da tercih edilebilir.

  • Kafein içeriği yüksek olan kahveler, çay, gazlı içecekleri hiç tüketmeyin.

  • Baharatlar stimule edici, canlandırıcı etkileriyle fasting programlarına yardımcıdırlar. Özellikle taze zencefil, kimyon, biberiye muskad, ve kişniş tohumunun güçlü toksin atıcı etkilerinden faydalanılmalıdır.

  • Mevsim meyvelerinden aşırı olmamak kaydıyla tüketmeye gayrat edin.

  • Bitki suları, probiyotik yoğurt ve sebze çorbalarını sık sık tüketmeyi de ihmal etmemelisiniz.

  • Ekspres Son Dakika Diyeti 

    Birinci gün

    Yataktan kalkın
    Sabah 06.30'da uyanılacak (Erken uyanmak metabolizmayı canlı tutar ve uykuda geçen sürenin azalması harcağımız kalori miktarını artırır).

    Kalkar kalkmaz
    Bir bardak ılık, yarım tatlı kaşığı ballı, 8-10 damla limonlu su içilecek ve yarım saatlik tempolu bir yürüyüşle ter atılacak.

    Kahvaltı
    Yürüyüşten sonra bir orta boy salatalık, bir adet kabuklarıyla beraber yeşil elma yenecek.

    * Saat 11.00 civarı, iki parmak dil peyniri yenmeli.

    Öğle yemeği
    Bir avuç büyüklüğünde tavuk ızgara, küçük bir demet taze nane, dereotu, roka, 2 hafif acı sivri biber yenecek. Salataya 10-15 damla limon damlatılacak, 1 çay kaşığı zeytinyağı konulacak.

    * Öğle yemeğinden bir saat sonra bir küçük şişe maden sodası içilecek.

    * 2,5 saat sonra diri ve sert şeftali ile kayısı yenilecek.

    * Akşam üstü bir bardak light ayran içilecek. İki çorba kaşığı light yoğurt, çok çok az tuz ve bir bardak ılık su içilecek.

    Akşam yemeği
    Akşam yemeğinde üç adet haşlanmuş kabak, iki adet hafif acı sivri biber, üzerine sos olarak iki tatlı kaşığı light yoğurt, üç-dört adet taze soğan ve bir dilim kızarmış kepek ekmeği yenecek.

    Gece
    Gece, iki adet ceviz içi, 15-20 adet tuzsuz leblebi ve bir avuç vişne yenecek.

    İkinci gün

    Yataktan kalkın
    Sabah 6.30-7.00 gibi kalkılacak.

    Kalkar kalkmaz
    Ballı, limonlu su içildikten sonra en az 1 saat hafif tempolu ter atılacak şekilde yürüyüş yapılacak. Yürüyüşten sonra masaj yapılacak.

    Kahvaltı
    Kahvaltıda iki adet ceviz içi, üç adet diri kayısı ve dört adet az tuzlu zeytin yenilecek.

    * İki-üç saat sonra, bir bardak light süt içilecek.

    Öğle yemeği
    * 100 gram light ton balıklı semizotu salatası yenilecek. Semizotunu saplarıyla birlikte doğrayın,

    * İki üç saat sonra bir adet kabuklarıyla beraber yeşil elma ve bir avuç vişne yenilecek,

    * İki saat sonra iki parmak dil peyniri yenilecek.

    Akşam yemeği
    Akşam yemeğinde, bir porsiyon bol sarımsaklı, soğanlı ve hafif sivri biberli taze fasulye kavurması yenilecek. Yanında, iki adet kepekli bisküvi.

    Gece
    10-15 leblebi ve iki-üç adet diri kayısı.

    Bu diyet çok ''ŞEKER'' :) 

    KİLOLU BAYAN  

    Şeker diyeti ile kısa sürede sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza kavuşabilirsiniz bu Diyet programı uygulanmasının Kolay Olması Nedeniyle "şeker gibi diyet" adı aerilmiştir diyet şeker içermemektedir...

    Sabah

    • 1 su bardağı şekersiz çay

    • 2 kibrit kutusu beyaz peynir

    • Salatalık, domates

    • 2 dilim kepekli ekmek

    Ara öğün

    • 1 su bardağı ayran

    • 2-3 adet kepekli bisküvi

    • 1 porsiyon meyve

    Öğle

    • 3 köfte kadar kadar et (100 gram) veya 1 porsiyon kuru baklagil yemeği

    • 1 porsiyon sebze yemeği

    • Salata

    • 1 kase yoğurt

    • 2 dilim kepekli ekmek

    İkindi

    • 1 dilim kepekli ekmek

    • 1 dilim beyaz peynir

    • 1 porsiyon meyve

    Akşam

    • 1 kase çorba

    • 1 porsiyon sebze yemeği

    • Salata

    • 1 kase yoğurt

    • 2 dilim kepekli ekmek

    Gece

    • 1 su bardağı şekersiz süt

    • 1 porsiyon meyve

    Bu menü hayatınızı değiştirecek! 

    ELMAAAAAAAAAAAAA  

    Aç kalmadan kilo vermek ve dengeli beslenmek mi istiyorsunuz? İşte bu liste tam size göre Hem çok ağır olmayan bir diyet hemde beslenme uzmanlarının tavsiye ettiği bir beslenme yöntemi bu diyet, diyetisyenleri ve beslenme uzmanlarını bir araya getirdi...

    Hedef : 4 Kilo
    Süre : 1 Ay 

    Sabah kahvaltısı

    Birinci seçenek


    • Bir su bardağı süt

    • Bir avuç badem

    • Bir karper büyüklüğünde tercih ettiğiniz bir peynir türü

    • Bir dilim tam taneli ekmek

    İkinci seçenek

    • Bir su bardağı az yağlı süt

    • Bir parmak kalınlığında cevizli bademli az şekerli kek

    Üçüncü seçenek

    • Bir yumurtalı, domatesli, peynirli omlet, bir dilim ekmek. (Her sabah taze nane, tatlı kırmızı biber, domates ve salatalık ekleyebilirsiniz)

    Öğle

    • Bir tabak pişmiş kuru baklagil yemeği (Tercihe göre etli sote yemek veya pişmiş sebze yemeği de olabilir)

    • Bir dilim ekmek

    • Mevsim veya çoban salata

    İkindi öğünü

    • Bir meyve (Dört-beş tane kuru meyve veya 10 badem veya altı ceviz veya 15 tuzsuz yer fıstığı)

    • Yanında metabolik denge sıvısı

    Akşam

    • Ya bir tabak sebze yemeği, bir kâse yoğurt ve bir dilim ekmek ya da bir avuç içi büyüklüğünde ızgara balık, tavuk veya kırmızı et. Yanına bir dilim ekmek

    Gece yatarken

    • Süt ve bir meyve

    10 klasik diyet hatası!!!!! 

    Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan hata ise düşük kalorili gıdaların sağlıklı olduğunun düşünülmesi.

    Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki, tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar verebiliyoruz. Aslında bütün bunlar, klasik diyet hatalarını sürdürmekten kaynaklanıyor.

    Eğer mesela bin ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir.

    Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin veya besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor.

    En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Porsiyon ölçmek ise insanı diyetten soğutan bir başka konu. İşte, uzmanlara göre 10 klasik diyet hatası ve bunlardan kaçınma yöntemleri:

    Kısa vadeli düşünmek

    Kilo vermede başarılı olmanın tek yolu, bunu, hayat tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu sebeple de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en iyisidir. Çoğu diyetisyen, kadınların, günde 1300-1500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer mesela 1000 ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz.

    Ünlülerin diyetlerini takip etmek

    Jennifer Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer Aniston ve Geri Halliwell'in favori diyetleri olan 'Atkins' şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde kıstığı ve proteini arttırdığı için ideal olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar, dengeli beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az karbonhidratlı beslenme, vücudun kalsiyum kaybetmesine sebep oluyor. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmelidir.

    Kendimizi kandırmak

    Diyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Mesela çayın yanında yediğiniz o 2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız bir avuç fıstığı, ya da yediğiniz grissinileri saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar biriktikçe, kilo verememenizin sebebi olup çıkıverirler. Eğer kilo verememekten şikayet ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye kilo veremediğinizi göreceksiniz.

    Egzersizi atlamak

    Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı hızlandıracağından, sadece diyetle vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz. Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu, günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve, işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

    Bazı besinleri liste dışı tutmak

    Çoğumuzun kafasında diyet, çok sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı besinleri kesinlikle yememekle eş değer. Ancak eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı tanıyın.

    Öğün atlamak

    Diyettesiniz. Diyelim ki bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı. Belki o öğünü yememiş olmanın, kilo verme çabalarınıza katkıda bulunacağını düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi aldattığınızı belirtmemize izin verin. Öğün atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da, tatlı besinlere olan ihtiyacı arttırır. Bunun anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok kalori aldıklarını ispatlıyor.

    Düşük kalorili besinler sağlıklı değildir

    En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Mesela zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir, içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan, bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi öğrenmektir. Mesela sadece tek bir çorba kaşığı zeytinyağında 100 kalori vardır veya bir avuç fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yemeği olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla kalori almak demektir. Salata sosları ve mayonezli sandviçler de diğer riskli besinlerdendir.

    Büyük porsiyonlar

    Porsiyon ölçmek, insanı diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne geçmek için, markette alışverişinizi yaparken, ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın. Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz varsa, o zaman da tost ekmeği alın.

    İçeceklerin de kalori içerdiğini unutmak

    Sağlıklı şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyve sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker koyuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir. Mesela şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino'nun size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını hemen hemen sıfıra indirirken, kaloriyi de 60'a düşürüyor.

    Çok sık tartılmak

    Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abartarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu sebeple, zaman zaman kilo almadıkları halde, almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan ağırdır. Bu sebeple, haftada bir kez günün aynı saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır.

    Yanlış diyet verem sebebi !! 

    Verem hastalığı AIDS'ten sonra ikinci sırada. Dünyada her yıl 8-10 milyon yeni hasta ortaya çıkıyor ve 2 ila 2.5 milyon insan veremden ölüyor. Türkiye'de 25 ile 30 bin arasında verem hastası olduğu tahmin ediliyor.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından "sosyal" bir hastalık olarak ilan edilen verem, özellikle son yıllarda ortaya çıkan düşük enerjili moda diyet meraklılarının kapısını çalıyor. Zayıflamak uğruna yapılan kontrolsüz diyetlerle aşırı kilo kaybına uğrayanlar, şeker hastaları ile bağışıklık baskılayıcı ve kortizon tedavisi görenlerin bağışıklık sistemi zayıf olduğu için vereme yakalanma riski bulunuyor. Uzmanlar, özellikle moda diyetlerin verem yapabileceğini belirterek "Zayıflayacağım derken verem olmayın" uyarısında bulunuyorlar.

    DÜŞÜK ENERJİLİ DİYETLER

    Bal, kontrolsüz diyetlerle aşırı kilo kaybının, olumsuz ve ekonomik yaşam koşullarının, beslenme bozukluklarının, ağır stresin, AIDS, alkolizm, mide ameliyatlarının vücudun savunma sistemini zayıflatan etkenler olduğuna dikkat çekti.

    Bal, kalori alımını günde 400 ila 1200 kalori olarak sınırlayan düşük enerjıli diyetlere işaret ederek "Kanda bulunan enfeksiyonla mücadeleyle görevli T, B lenfositler ve diğer bağışıklık hücre işlevlerinde azalma gerçekleşir. Bu diyetlerde yetersiz yağ alımı, yağda eriyen vitaminlerin emilimini azaltarak bağışıklığı zayıflatır. Bunlar tüm hastalıklara karşı önemli rol oynayan bağışıklık sistemini olumsuz etkiler" dedi.

    Pamela Anderson Diyeti 

    pamela-anderson-b  
    Seksi oyuncu Pamela Anderson, formunu kormak için büyük çaba sarfediyor. Sporun yanı sıra diyetle de form tutmaya çalışan Anderson'ın diyet listesi işte böyle:



    Kahvaltı (15 gün için)

    1 dilim kepekli ekmek
    Az yağda, bir yumurtayla yapılmış omlet
    içecekler: Çay, kahve, ıhlamur, su

    ----------------------

    1., 2. ve 3. gün

    Öğle: Peynirli sandviç

    Akşam: 1/2 ızgara köfte, iki adet elma

    ----------------------

    4. gün

    Öğle: Sosisli sandviç

    Akşam: 8 adet ızgara köfte, 1 portakal

    ----------------------

    5. gün

    Öğle: 2 dilim kepek ekmeği, küçük bir parça mozarella peyniri ve ayran

    Akşam: Izgara balık ya da bftek, az yağlı bir kase salata, 1 adet muz



    ----------------------

    6. gün

    Öğle: 1/2 kilo meyve

    Akşam: Izgara balık ya da bonfile ve salata

    ----------------------

    7. gün

    Öğle: Az yağda yapılmış omlet, 1 dilim kepek ekmeği

    Akşam: Bir bardak yağsız makarna, 1 muz

    Angelina Jolie'nin sır diyeti! 

    angelina  

    Angelina Jolie, Brad Pitt'in bebeğini dünyaya getirdikten sonra, üç hafta içinde tam 11 kilo vererek herkesi şaşırttı. İşte Angelina Jolie'nin formülü...

    Bebeğini emzirdiğini söyleyen Jolie, basına küçük sırrını da açıkladı: Sarımsak çayı! Bebeğini en iyi şekilde besleyebilmek için yemekten kısmadığını söyleyen güzel yıldız, zayıflamak için Afrika gezisi sırasında yerlilerden öğrendiği bir yöntemi uyguluyor.

    Bağırsakları çalıştırma özelliği olan çay, yağları yakmada da etkili. Sadece bu çayı içerek, emzirerek ve yoga yaparak üç hafta içinde 11 kilo verdiğini söyleyen güzel yıldız, çayın nasıl hazırlandığını da anlattı.

    İşte sarmısaklı çayın tarifi

    Küçük bir taze zencefili soyun ve 2 fincan suyla kaynatın. 6 dakika kaynadıktan sonra içine 2 diş ezilmiş sarmısak, 2 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyin ve iyice karıştırın. Çayın soğumasını bekledikten sonra süzün ve soğuk için.

    Doğum sonrası kilo verme rehberi

    Uzmanların ilk önerisi "etkin emzirmek". Etkin emzirme bebeğin en az 6 ay süreyle anne sütüyle "su" bile verilmeden beslenmesinden ileri geliyor. Emzirme sırasında bir anne yaklaşık 500 kalori harcıyor, bu da yaklaşık bir saat aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori.

    Uzmanlar emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almaları gerekiyor.

    Gebelik sırasında dengesiz, düzensiz ve yüksek kalorili beslenen anneler doğum sonrası kilo verirken sorunlar yaşıyor. Anne hamilelik döneminde 8-10 kilo alırsa doğum sonrasında daha kolay forma giriyor, ancak hamilelik döneminde 15-20 kilo alınırsa bu kilolar daha zor veriliyor.

    Doğumdan sonra annelerin 1 yıl içinde ideal kilolarına dönmeyi hedef olarak belirlemeleri ve 6 ay içinde harekete geçmeleri öneriliyor.

    Karnın büyüyüp vücudun öne doğru eğilmesiyle annenin sırtı buna uyum sağlayamaz ve "kamburluk" artar. Göğüsler büyüdüğü için, annenin duruşunu destekleyecek kalın askılı sutyen öneriliyor. Gerekirse korse de verilebiliyor.

    İştahınızı nasıl kapatırsınız

    Her pazartesi yeni bir diyete başlıyorsunuz ama iştahınızın önüne geçemediğiniz için sonunu getiremiyorsunuz. İşte işinizi kolaylaştıracak iştah kapatan öneriler...

    - Karnıbaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.

    - Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.

    - Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.

    - Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz da tuzla tatlandırın.

    - Kendinize yeşil salata, uskumru balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki iyot, tiroit bezinin işlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.

    - Öğünler arası acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.

    - Hafta da iki gün yumurta yiyin. Çünkü yumurta da bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.

    Sharon Stone Diyeti 

    sharon-stone-basic2  
    Dünyanın en çekici kadınları arasında ilk sıralarda yer alan Sharon Stone gün geçtikçe daha da güzelleşiyor. Üstelik nüfus cüzdanında yazmsa kimse onun 43 yaşında olduğuna inanamaz. Peki bu güzel aktrist herkesin imrenerek baktığı vücudunu korumak için ne kadar çaba harcıyor, kilo problemine nasıl bir çözüm buluyor???

    İşte Sharon Stone'un formunu korumak için uyguladığı sihirli diyet:

    Sabahları

    Yarım greyfurt, 1 dilim kepek ekmeği, bir top mozarella peyniri, çay ya da kahve

    1. gün

    Öğle: Izgara tavuk, domates
    Akşam: Izgara balık, az yağlı salata, bir dilim ekmek, 1 meyve


    2. gün

    Öğle: Meyve salatası
    Akşam: Yağsız ızgara köfte, 1 domates, haşlanmış kereviz ya da brüksel lahanası, 5 adet zeytin, 1 salatalık


    3. gün

    Öğle: Ton balığı, salata, bir bardak greyfurt suyu ya da 1 meyve
    Akşam: Izgara tavuk, söğüş marul, bir domates, bir salatalık


    4. gün

    Öğle: 2 haşlanmış yumurt, 1 kase yağsız yoğurt, 1 dilim ekmek, haşlanmış kabak veya yeşil fasülye
    Akşam: Kızarmış tavuk, bol ıspanak veya yeşil fasülye


    5. gün

    Öğle: Ispanak, çedar peyniri, 1 dilim ekmek
    Akşam: Kızarmış tavuk, bol ıspanak veya yeşil fasülye


    6. gün

    Öğle: Meyve salatası
    Akşam: Izgara hindi veya tavuk, marul, domates, 1 adet meyve


    7. gün Öğle: Izgara hindi veya tavuk, haşlanmış lahana, brokoli veya karnıbahar, 1 greyfurt ya da elma
    Akşam: Izgara biftek, yeşil salata, zeytinyağlı kereviz ya da haşlanmış brüksel lahanası


    Notlar

    İstenildiği kadar çay, kahve ve maden suyu içilebilir.

    Yağsız ya da az yağlı olmak koşuluyla istenildiği kadar salata yenilebilir.

    Salatalarda sos kesinlikle olmamalı.

    Günde yarım saat yürüyüş ya da haftada 2 kez spor yapılmalı.
    Tüm etler yağsız olmalı. Tat vermek için dilerseniz baharat kullanabilirsiniz.

    Çay ya da kahve içerken şeker kullanmak yasak. Ancak suni tatlandırıcılardan kullanabilirsiniz.